izmir'in Eğlenceli Adresi Tiyatro Kursu
"Hayat bir tiyatro sahnesi haydi sahneye" diyerek yola çıkan tiyatro kursunun sitesine hoşgeldiniz.

Tiyatro Nedir? Tiyatronun Tarihi

Tiyatro Nedir? Tiyatronun Tarihi

Tiyatro-Nedir-Tiyatronun-Tarihi

Bugün sizler için, İzmir tiyatro kursu temsilcileri olarak, tiyatronun ne olduğundan, tarihinden ve ülkemizdeki tarihinden kısaca bahsedeceğiz. Bu yazıyı okuduktan sonra tiyatronun ne olduğunu, tarihini ve ülkemizdeki tarihsel gelişimini kesinlikle öğrenerek sitemizden ayrılacaksınız.


Tiyatro Nedir?

Hayatın içerisinde yer alan maddi – manevi her şeyin bir masal gibi senaryolaştırılıp seyirci karşısında sergilendiği edebi türe tiyatro denir. Tiyatro, bir nevi halkın nabzını tutan bir eser türüdür. Toplum psikolojisine hitap eder ve genel olarak toplumsal sorunları sahneye yansıtarak farkındalık kazandırmaya çalışır. Edebi sanatların içerisinde yer alan, eylem ve konuşmaya dayanan tiyatro, oyunculuk, sahne düzeni, ışıklandırma, dekor, kostüm ve müzik ile bütünlük kazanır. Olayları anlatarak değil, canlandırma yoluyla gösterir. Tiyatro, insan bedeninin en iyi şekilde kullanılmasını gerektiren bir sanat dalıdır. Bir filme oyuncu olmaya hiç benzemeyen, canlı olarak bir film yapan insan gibidir tiyatrocu. Sahip olduğu rolü, insanlara inandırmaya değil, sahip olduğu rolü benimseyip, kendisi gibi davranması gerekmektedir. Eğer bir tiyatrocu rolündeki kişiyi taklit eder ise, izleyicilerin hepsini ikna edemez, işte bu yüzden asla rol yapmamanız gerekmektedir. Tamamen kendinizi o roldeki kişiye büründürmeli, öncelikle kendinizi inandırmalısınız.

Tiyatronun Tarihi

Tiyatro sözcüğü, Yunanca ’da theatron yani “seyirlik yeri” anlamına gelen sözcükten türemiştir. Türkçeye ise İtalyancadaki teatro kelimesinden geçmiştir. Tiyatro ilk yapıldığı dönemlerde dinsel törenlerden ortaya çıkmış, zaman içerisinde gelişerek sanatlaşmıştır. Tiyatronun erken dönemini oluşturan eserleri, sosyal itibarı etkilemekteydi. Dinsel törenlerle tiyatronun bağdaştırıldığı bu dönemde en iyi oyunu sergileyenin itibarı yükselirdi. Aristoteles’in üç birlik ilkesine bu dönemde bağlı kalınmıştır.

Tiyatronun orta döneminde dinsel işlevi önemini kaybetmeye başlamıştır. Daha çok popüler bir eğlence türü olarak algılanmaya başlamıştır. Bu dönemin ön tasarısı Shakespeare tarafından bulunmuştur ve Aristoteles’in üç birlik ilkesinden vazgeçilmeye başlanmıştır.
Türk tiyatrosu ise ilk olarak Orta Asya’da görülmeye başladı. Tören ve taklit gösterileriyle başlamış olan tiyatro, İstanbul’un Fethi’nden sonra hızla gelişmeye başladı. Türk tiyatrosunda en ünlü Karagöz ve Hacivat tiplemesi olarak bilinmektedir. Cumhuriyet dönemi sonrasında ise Çağdaş Türk Tiyatrosu büyük bir gelişim kaydetmeye başladı.

1839-1923 Dönemi Türk Tiyatrosu

Çağdaş Türk tiyatrosuna ilk öneli adım 1860’ta yapılan Gedikpaşa Tiyatrosu’yla atılmıştır. 1861’de bu tiyatroyu kiralayan Güllü Agop, 1868’de Osmanlı Tiyatrosu adlı bir topluluk kurarak Türk yazarlarına ve Türkçe oyunlara yöneldi.

1870’te Sadrazam Ali Paşa’nın İstanbul’un çeşitli bölgelerinde Türkçe oyunlar sergileyen tiyatrolar kurması koşuluyla kendisine sağladığı destekle, Türkçe oyunlar oynama imtiyazını 10 yıl elinde tutan Güllü Agop’un topluluğunda Ermeni oyuncular yanında Müslüman Türk oyuncularda yetişti.

Bu oyuncular içinde en ünlüsü Ahmed Fehim’dir. Osmanlı Tiyatrosu’nda Namık Kemal, Ahmed Mithat Efendi, Abdülhak Hamid, Recaizade Mahmut Ekrem gibi ünlü şair ve yazarların yapıtları, Ahmed Vefik Paşa’nın usta işi Moliere uyarlamaları, özellikle ünlü Fransız melodram, güldürü ve vodvillerinin çevirileri, kantolar, müzikli oyunlar ve operetler sahnelendi. Türkiye’de gerçekten hızlı bir şekilde gelişmeye başlayan tiyatro sanatı, şu anda günümüzde de hala aktif bir şekilde devam etmektedir fakat teknolojinin olumsuz sonuçları, tiyatro izlenme oranını hayli düşürmüştür. İnsnalar izleyeceği her şeyi internetten izlemeye başladığı için tiyatrolara gidilmemeye, tiyatrolar kapatılmaya başlanmıştır. Tiyatro izlemek isteyip, gidemeyen kişiler için iyi fakat gitmek isteyip “Evde izlerim” diyenler için gerçekten kötü bir gelişmedir. Aynı zamanda tiyatro oyuncularını motivasyonu ve hayatı idame edebilme kabiliyetleri de yavaş yavaş ellerinden gittiği için tiyatro günümüzde zor zamanlar geçirmektedir. Maddi destekten ziyade, seyircilere ihtiyaç duyan tiyatro sahneleri, kendisini geliştirmeye adamış fakat etrafında gelişime reaksiyon veren kimse kalmamıştır. Dolayısı ile insanlar tiyatromuzun gelişip gelişmediğinden bir haber, evlerinde televizyon ya da film izlerken, tiyatro yavaş yavaş azalmaya başlamıştır. Tiyatro, kültürümüzün gerçekten büyük bir parçası olup, gerçekten kaliteli işler barındıran bir sanat dalıdır, umarız tiyatro sanatı hak ettiği ilgiye sahip olur. Çünkü seyircisiz bir tiyatro, futbol topu olmadan futbol oynamaya çalışmaya benzer. Koşarsınız, spor yaparsınız fakat bir amacınız kalmaz. Kültürlerin aktarımı için tiyatro gibi sanat dalları gerçekten çok önemlidir.


Bugün İzmir tiyatro kursu temsilciler olarak sizler için bir yazı hazırlamıştık. Umarız yazımızdan memnun kalmışsınızdır.

Sahne Korkusu Nedir? Sahne Korkusu Nasıl Yenilir?

Sahne Korkusu Nedir? Sahne Korkusu Nasıl Yenilir?

Sahne-Korkusu-Nedir-Sahne-Korkusu-Nasıl-Yenilir

Bugün, tiyatro kursu İzmir temsilcisi olarak sizler için sahne korkusu hakkında detaylı bir içerik hazırladık. (daha&helliip;)

Tiyatroda Ses ve Diyafram

Tiyatroda Ses ve Diyafram

Bugün, tiyatro kursu İzmir temsilcisi olarak ses ve diyaframın önemini açıkladığımız bir yazı hazırladık.

Tiyatroda-Ses-ve-Diyafram

Başarılı bir oyunculuk kariyerine sahip olabilmek için, güçlü bir sese ihtiyacınız vardır. Elbet güçlü bir ses için de bolca çalışmaya. Bu yazımda sesinizi kendi kendinize eğitmek için çok fazla teknik ve kavramsal olmadan, anlaşılır bir şekilde neler yapabileceğinize değineceğim. Göstereceğim çalışmalar şu anda birçok özel oyunculuk eğitim merkezlerinde gösterilen çalışmalardan farklı değildir. Dokuz yıllık oyunculuk geçmişimde öğrendiklerimi paylaşmak istedim sadece.  Özellikle konservatuar sınavlarına girmek isteyen ve bu konuda eğitim göremeyen arkadaşlar için faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Nefes Çeşitleri

Belki farkındasınızdır, belki değilsinizdir ancak insanoğlu iki farklı şekilde nefes alır. Bunlardan biri akciğer nefesi, diğeri de oyuncuların, opera sanatçılarının ve vantrologların (karnından konuşan kişilerin) kullandığı karın nefesi dediğimiz diyafram nefesidir.

1- Akciğer Nefesi

Gündelik hayatta sık kullanılan nefes alma türüdür. Havayı içimize çektiğimizde ciğerlerimizin şişmesi akciğer nefesi aldığımızın en basit göstergesidir. Uzun süre dayanamayan nefes türüdür. Oyunculukta hiçbir şekilde yeri yoktur. Ayrıca bazı bilimsel çalışmalar göstermektedir ki akciğer nefesi alan insanlarda göğüs kafesi sürekli kalbi sıkıştırdığından kalp krizine yakalanma riskini yükseltmektedir.

2- Diyafram Nefesi

Sıklıkla uykuda kullandığımız nefes türüdür. Yine en basit şeklinde göstergesi karnın (midenin) şişmesidir. Oyunculukta ses ve nefes kontrolü tamamen diyafram nefesine dayalıdır. Köpeklerin dilini dışarı sarkıtıp çok hızlı şekilde soluk alıp verebilmeleri de diyafram nefesine güzel bir örnektir, zira bunu akciğerden aldığınız solukla yapamazsınız.

Diyaframı Kullanma, Eğitme ve Geliştirme Teknikleri

Şan derslerindeki çalışmaların neredeyse tamamen diyafram eğitimine dayalı olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya o opera sanatçılarının camları titreten seslerinin de yine diyaframlarını geliştirmelerinden kaynaklandığını?

1- Diyafram Nefesini Kullanmayı Kavrama

Öncelikle genel hatlarıyla dikkat edip hangi nefesi aldığınızı ölçmelisiniz ve nasıl diyaframınıza nefes doldurabileceğinizi öğrenmelisiniz. Çok zor değil, bir yere sırt üstü uzanın ve nefesinizi sadece karnınız şişip inecek şekilde alıp vermeye başlayın. Bir süre buna alıştıktan sonra dilerseniz köpeklerin yaptığı gibi hızlı hızlı diyafram nefesiyle solumaya da çalışabilirsiniz, eğitimlerde uygulanan bir çalışmadır, utanacak sıkılacak birşey yok o yüzden.  Eğer bunlar tamamsa tebrikler, diyaframdan nasıl nefes alıp verebileceğinizin ilk evresini öğrenmiş bulunmaktasınız!


Bugün, tiyatro kursu İzmir temsilcisi olarak ses ve diyaframın önemini açıkladığımız bir yazı hazırladık.

Tiyatrodaki Gülen ve Ağlayan Surat Ne Anlama Gelmektedir?

Tiyatrodaki Gülen ve Ağlayan Surat Ne Anlama Gelmektedir

Bugün sizler için, İzmir tiyatro kursu temsilcileri olarak, tiyatroda bulunan gülen ve ağlayan suratın ne anlama geldiğinden kısaca bahsedeceğiz. Bu yazıyı okuduktan sonra tiyatrodaki gülen ve ağlayan suratın ne anlama geldiğini kesinlikle öğrenerek sitemizden ayrılacaksınız.

Tiyatrodaki-Gülen-ve-Ağlayan-Surat-Ne-Anlama-Gelmektedir

Bu yazıda bulabileceğiniz konular;

  • Tiyatrodaki Gülen ve Ağlayan Surat Ne Anlama Gelmektedir?

Dilerseniz sizler için hazırladığımız “Tiyatrodaki Gülen ve Ağlayan Surat Ne Anlama Gelmektedir?” isimli yazımıza geçiş yapalım.

(daha&helliip;)