izmir'in Eğlenceli Adresi Tiyatro Kursu
"Hayat bir tiyatro sahnesi haydi sahneye" diyerek yola çıkan tiyatro kursunun sitesine hoşgeldiniz.

Tiyatroda Bir Karaktere Çalışmak

Tiyatroda bir karaktere çalışmak, seyirci karşısına çıktığınız anda o karakteri yaşamak ve daha önemlisi izleyenler gerçekten o karakter olduğunuza inandırmak belki de oyunculuğun en önemli noktalarından biridir. 

Hem mesajın seyirciye geçmesinde hem de metnin anlamlı ve inandırıcı olarak sahneye uyarlanmasında karakterin var olması hayati bir yerdedir. 

Bu nedenle bugünkü yazımızda sizler için, tiyatroda size verilen bir karakteri nasıl hayata geçirebileceğinize dair bir yazı hazırladık. Tabi ki bu konuda pek çok tiyatro kuramcısının örneğin Meyerhold’un ya da Stanislavski’nin, Brecht’in ortaya koyduğu birbirinden farklı oyunculuk yöntemleri vardır. Ancak biz yazımızda bu yöntemlerin tamamının içinde olması gereken daha temel bir rotadan bahsedeceğiz. 

Eğer siz de bir karakteri nasıl hayata geçirebileceğinizi merak ediyorsanız yazımızı okumaya devam edin. 

Tiyatro Kursu hakkında ayrıntılı bilgi için Buraya Tıklayın..

Karakteri Tanımak   

Çoğu oyuncu adayı, bir tirat ya da oyun çalışırken yalnızca tiratın parçasını ya da oyunda kendinin olduğu bölümleri okuyarak karakterini tanımaya çalışır. Ancak bu ne yazık ki yanlış bir yönelimdir. 

İki satırlık bir repliğiniz bile olsa ya da yalnızca yarım sayfa bir tirat çalışacak da olsanız bütün oyunu okumak ve hatta yazarın dünyasını bilmek bir karakteri hayata geçirmek için oldukça önemlidir. Çünkü her oyun nedenler ve sonuçlarla var olur. Eğer siz bu nedenleri anlamazsanız karakterinizin oyun içinde olduğu yeri de tam kestiremez ve karakterinizle bağ kuramazsınız. 

Karakterinizle Bağ Kurun

Empati, hayatın her alanında olduğu gibi tiyatro sanatında da son derece önemli bir kavramdır. Seyirciyle, yönetmenle, rol arkadaşlarınız ya da sahne ekibiyle empati kurmak prova süreçlerinde ve oyun sırasında ne kadar önemli ise karakterinizle empati kurmak da o karakteri canlı kılmak için son derece önemlidir. 

Çünkü sahneye çıktığınız anda siz artık kendiniz değil, metinde yazan kişi olacaksınız. Onun bir şeye kızdığında elini nereye koyacağı ya da birine aşkla baktığında gözlerini ne tarafa kaçıracağını bilirseniz gerçekçiliği çok daha kolay yakalayabilirsiniz. 

Farklı Yöntemler Deneyin 

Bir karakteri canlandırmak için yazımızın başında da bahsettiğimiz gibi pek çok yöntem vardır. Bazen gözlemek bazen hayal etmek ya da akışına bırakarak metnin içinde kendisini var etmesine izin vermek… Bunlardan herhangi biri diğerinden daha doğru değildir. Bu nedenle bir karaktere can vermek için size en yakın, kendinizi en rahat hissettiğiniz yöntem doğru olandır. 

Karakteri tanıyın, ayakkabılarını nasıl bağlayacağına kadar düşünün ve ondan sonra kendinizi onun yerine koymaya çalışın. Bir karakteri var etmenin en temel formülü burada yatmaktadır. 

Tiyatro Eğitiminde Stanislavski Yöntemi

Oyunculuğa kesin bir yaklaşım yoktur, ancak dünyaca ünlü Stanislavski yöntemi veya sistemi başarılı bir oyunculuğa en çok yaklaşan yöntemlerden biridir. Genellikle nihai modern oyunculuk tekniği olarak anılan teknik dünyanın dört bir yanındaki aktörler ve öğretmenler tarafından kullanılmaktadır.

Biz de bu yazımızda sizler için dünyanın en çok kabul gören oyunculuk tekniklerinden olan Stanislavski tekniğine değineceğiz. 

Tiyatro kursu hakkında ayrıntılı bilgi için Buraya Tıklayın..

Bir Rolü Deneyimlemek

Stanislavski’nin sisteminin merkezinde ‘rolü deneyimleme’ ilkesi yatıyor. Aslında, bu rolü deneyimleme kavramı, aktörün sahnede veya kameranın önünde gerçek duyguları hissetmesine indirgenir. Bu duygular, karakterin yaşadığı duygulara benzer olmalıdır.

Fakat burada en önemli nokta, her duyguyu ve karakteri birebir deneyimleyemeyeceğimiz için “empati” kavramını oyuncunun hayatına dahil etmesidir. 

Verilen Koşullara Bağlı Kalmak

Verilen koşullar kavramı, senaryoda belirtilen koşulları ifade eder. Tekniğin bu unsuru, aktörden karakterleri için kim, ne, nerede, ne zaman ve neden olduğunu belirlemesi istendiğinde ortaya çıkar.

Stanislavski, aktörün karakterlerinin koşullarını öngörmesine yardımcı olmak için tasarlanan ve böylece performanslarına daha fazla doğruluk getiren aşağıdaki soruları geliştirdi.

  • Ben kimim?
  • Neredeyim?
  • Hangi zamandayım?
  • Ne istiyorum? 
  • Neden istiyorum? 
  • İstediğimi nasıl elde edebilirim?
  • İstediğimi elde etmek için neye ihtiyacım var? 

Sihirli “Eğer”

Stanislavski, aktörün karakterin belirli koşullarında kendilerini hayal etme yeteneğini tanımlamak için sihirli eğer terimini yarattı. İlk olarak, aktörler karakterin belirli koşullarında olsaydı nasıl davranacaklarını hayal ederler.

Eğer ben olsaydım diye başlayan hayaller, oyuncunun karakterle empati kurmasına ve role daha etkin bir şekilde çalışmasına olanak sağlar. 

Görevler Ve Eylemler

Görevler veya hedefler, her sahnede çözmeye çalıştıkları karakterin sorunlarıdır. Aktörler sahneyi ritimlere ayırır. Her vuruşta yeni bir görev veya amaç vardır. Her görev bir sonraki oluşturma yol açar.

Bir eylem, karakterin her vuruşta aldığı aktif bir yaklaşımdır. Eylemler “sana x yapıyorum ” olarak çerçevelenmelidir. 

Fiziksel Eylem Yöntemi

Bu ilke, oyuncuyu karakterin verdiği koşullara sokmak, performanslarını nüanslı ve doğru hale getirmek için tasarlanmıştır. Oyuncu, karakterin etrafında hareket ederek, nesnelerle etkileşime girerek ve karakterin sıradan fiziksel eylemlerini deneyimleyerek başlar.

Bu güne kadar, Konstantin Stanislavski’nin sistemi şüphesiz en üretken ve iyi bilinen tekniktir. Hemen hemen her oyunculuk programı sistemin unsurlarını öğretecek ve hemen hemen her çalışan aktör karakterlerini oluşturmak için bu yöntemi kullanıyor. Onun sistemi oyunculuk endüstrisini bildiğimiz gibi şekillendirdi.

Sistem, aktörler tarafından gerçek duygular ve doğalcı performanslar yaratmak için kullanılabilecek bir dizi ilke etrafında döner. Aktörler, senaryoda verilen metinsel kanıtları analiz ederek verilen koşulları belirler. Daha sonra senaryoyu bir dizi vuruş ve göreve ayırırlar. Bu kodlanmış senaryo, onlara sahnenin yörüngesini derinlemesine anlamalarını sağlar ve onlara sıkı bir çerçeve içinde doğaçlama ve oynama özgürlüğü verir.

Tiyatroda Tirat Nedir? Nasıl Çalışılır?

Tiyatro çalışmalarının da temel oyunculuk eğitiminin de en önemli parçalarından biri tirad çalışmalarıdır. Tirat çalışmaları hem oyunculuk yeteneğinin gelişmesinde hem de karakter çözümlemesinde son derece önemlidir. 

Peki nedir tiyatroda tirat çalışmaları ve çalışırken nelere dikkat edilmelidir? İşte sizler için bu yazımızda tiyatroda tirat çalışmaları nelerdir ve çalışırken en dikkat etmeniz gereken noktalar hangileridir? sorularına cevap vereceğiz. 

Tiyatro Kursu hakkında ayrıntılı bilgiler için Buraya Tıklayın..

Tirat Nedir?

Tirat oyun kişisinin ara vermeksizin uzun süre konuştuğu dramatik söylem biçimidir. Diyaloglarla örülü yapı içinde yer alan tiratların iki çeşidi vardır. Birincisi oyun kişisinin kendisiyle hesaplaşması ve böylece seyircinin onun gizli düşüncelerini öğrenmesi, ikincisi ise doğrudan seyirciye yönelip onunla söyleşmesi. 

Bu tiratların ilkinde oyun kişisi kendi kendine, tek başınaymış gibi oynarken ikinci türde sahnenin ilüzyonunu bozarak direkt olarak seyirciye hitap eder. Tiratlar genellikle 17. yüzyıl oyunlarında kullanılmalarına karşın aslında tiyatro metinlerinin ortaya çıktığı Antik Yunan metinlerinden bu yana her çağda var olan metinlerin içerisinde rastlanabilir. 

En bilinen tiratlara baktığımızda ise karşımıza Shakespeare’in tiratları gelir. Hem Hamlet, hem Macbeth hem de Lear gibi oyunların tiratları yüzyıllardır pek çok oyuncu tarafından oynanmış ve farklı şekillerde yorumlanmıştır. 

Tirat Nasıl Çalışılır?

Tirat çalışmanın birbirini takip eden ve olmazsa olmaz birkaç aşaması vardır. Bu aşamalardan ilki tabi ki oyun metninin tamamını okumaktır. Çünkü bir metnin bütün olarak ne söylediğini bilmeden o metnin içindeki bir parçaya çalışmak son derece zordur. 

Metnin tamamına hakim olduktan sonra yapmanız gereken ikinci şey tiratını çalışacağınız karakteri çözümlemeniz gerekir. Karakterin hem fiziksel hareketlerini hem de psikolojik yönelimlerini belirlemeniz ve canlandıracağınız tirattaki ses tonunuzu ve hareketlerinizi ona göre ayarlamanız gerekir. 

Son olarak tiratı ezberlemek ve adım adım karaktere bürünerek oymuş gibi sahnelemek gerekmektedir. Bu nedenle bir tirata çalışırken iyi bir oyunculuk hocasıyla çalışmak bu aşamaları daha hızlı ve daha doğru geçmenizi sağlar. 

Temel Oyunculuk Eğitimi Kaç Aşamadan Oluşur?


Oyunculuk, ister tiyatro sahnesinde olsun ister beyaz perdede ya da televizyonda, pek çok insanın hayalini süsleyen bir meslektir. Fakat oyunculuk eğitimi yalnızca taklit yapmak ya da iyi bir fiziğe sahip olmaktan ibaret de değildir. Temel olarak öğrenmeniz gereken pek çok şey olduğu gibi bir diğer taraftan bu eğitimi alacağınız kurumu da iyi seçmeniz gerekir. 

Oyunculuk yolunda, hobi amaçlı ya da profesyonel bir beklentiyle girmiş olmanız fark etmeksizin iyi bir başlangıç yapmak için iyi bir temel eğitim almanız gerekir. 

Peki temel oyunculuk eğitimi neleri kapsar? İşte bugün, sizler için temel oyunculuk eğitiminin neleri kapsadığından kısaca bahsedeceğiz. 

Tiyatro kursu hakkında ayrıntılı bilgi için Buraya Tıklayın.

Diksiyon Eğitimi Ve Beden Kullanımı

İyi bir oyunculuk eğitiminde olmazsa olmazların başında gelen şey, doğru nefes almayı ve sesinizi kullanmayı öğrenmektir. Diksiyon eğitimi bir yandan sahnedeki ya da kamera karşısındaki performansınızı etkileyeceği gibi bir diğer yandan doğru ve etkili konuşmanızı da sağlayacaktır. 

Nefes almak hayati önem taşır oyunculukta, çünkü sözün özünde nefes vardır. Eğer nefesinizi kaybederseniz etkili konuşmanız da kaybolur. 

Bir diğer yandan oyunculuk için sözcükler tek başına yeterli değildir. Beden dilinizin de sözcüklerinizi destekleyecek şekilde olması gerekir. Kızgınlığı ya da mutluluğu yalnızca sözcüklerle değil aynı zamanda bedeninizle de anlatmalı ve inandırıcı olmalısınız. 

İşte bu nedenle temel oyunculuk eğitiminin en önemli noktalarından biri diksiyon ve beden dili eğitimidir. 

Doğaçlama Ve Rol Çalışmaları

Oyunculuğun temelinde rol yapma yeteneği, rol yapmanın temelinde ise doğaçlama becerileri yatar. Doğaçlama, ister sözlü ister yalnızca beden dili ve nidalarla olsun, bir olayı spontane olarak canlandırma ve hızlı düşünme becerilerinizi geliştirmek için oldukça önemlidir. 

Rol yapabilmek ise hem gözleme hem sesinizi hem de bedeninizi doğru kullanmaya dayanmaktadır. Temel oyunculuk eğitimi küçük rollerden başlayarak sırasıyla tiradlara ve daha sonrasında ise tamamlanmış bir metindeki bir karakteri canlandırmaya kadar ilerlemektedir. 

Karakter Yaratma Çalışmaları

Bir karakteri canlandırmak hem sosyolojik, hem fiziksel hem de psikolojik çözümleme gerektirmektedir. Temel oyunculuk eğitiminde edinilmesi gereken en önemli yetilerden biri de bu çözümlemeyi doğru yapmaktır. Bu nedenle eğitim içinde hem teorik hem de pratik olarak karakter çözümlemeri ve bunları sahneleme çalışmaları yapılmaktadır. 

Eğer sizin de hayallerinizi bir oyuncu olmak süslüyorsa ya da yalnızca bir hobi olarak oyunculuğu öğrenmek istiyorsanız unutmamanız gereken son şey ise eğitim alacağınız kurumun ya da hocanın bu konudaki yeterliliğini ve eğitimini de göz önünde bulundurmaktır.